Tebliğname No: 11 - 2011/305251

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

5833 sayılı yasayla değişik 556 sayılı K.H.K'nun 61/A-son maddesinde etkin pişmanlık hükmünün düzenlendiği, 5271 sayılı CMK'nun 253/3.maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda, şikayete tabi olsa da uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş olup bu nedenle 556 sayılı KHK.nın 61/A-ı maddesine aykırılık suçlarından kurulan hükümler hakkında da koşulların varlığı halinde CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanması mümkün bulunmaktadır.
5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, sanığın sabıkasız olduğu bu nedenle CMK'nun 231.maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yalnızca zararın ödenmemiş ve uzlaşmanın sağlanamamış olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUKnun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.