SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki ...'nun 02/07/2014 tarihli duruşmada şikayetçi olup davaya katılmak istediğini belirtmesine karşın, ilk derece mahkemesince bu talep karara bağlanmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca ...'nun kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ... hakkında hakaret suçunun silahla kasten yaralama suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşmaya tabi olmadığı ve Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki (1-b) ve (2) numaralı bozma nedenlerine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

A-Sanık ... hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;

1-Hakaret suçu yönünden;
TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, tüm beyanlardan sanığın evinin avlusunda gerçekleştirildiği anlaşılan eylemde aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan eksik incelemeyle sanığın cezasında anılan Kanun maddesince artırım yapılması,

2-Kasten yaralama suçu yönünden;
TCK'nın 62 ve 35. maddeleri uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın '' 1 ay 7 gün ''yerine'' 1 ay 20 gün'' hapis olarak fazla tayin edilmesi,

3-Her iki suçtan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin sanığa yükletilen suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre hakkında TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
4-(1)numaralı bozmaya uyularak hakaret suçundan aleniyet unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü halinde;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

B-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar ... ile ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.