Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Silahlı tehdit suçunda temel ceza belirlenirken uygulanan Kanun maddesinin "106/2-a" yerine, "105/2" olarak yazılması,

2-Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesinin ve sanığın, tehdit eylemini, birden fazla mağdura karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,

3-Sanığın 12/04/2012 tarihli duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek bir karar verilmemesi,

4-TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.