SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret eyleminden kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, sanık ... müdafisinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık ... hakkında hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafisinin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3-Sanık ...'a yükletilen tehdit eyleminden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm ile sanıklar ... ve ...'a yükletilen tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
a-Sanık ...'ın silahla tehdit eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı kabul edilmesine karşın, TCK'nın 25/1 ve CMK’nın 223/2-d maddeleri gereğince beraati yerine ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
b-Sanıklar ... ve ...'a yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tehdit suçlarının silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi karşısında, iki nitelikli hal oluştuğu ve bu nedenle alt sınırdan ayrılması suretiyle hüküm kurulması gözetilmeden alt sınırdan hükümler kurulmuş ayrıca tehdit suçuna ilişkin hükümlerde TCK'nın 62. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılması suretiyle sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis yerine, 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik belirlenmiş ise de karşı temyiz olmadığından bu hususların bozma sebebi yapılamadığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının gözetilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın TCK'nın 53/1-c. maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık ... Sağır'ın eylemlerin TCK'nın 25/1. maddesi gereğince meşru müdafaa sınırları içinde kalması nedeniyle, CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın ve sanık ... müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle bozulmasına, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkralarından "ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresi çıkarılarak yerine TCK'nın 25/1 ve CMK'nın 223/2-d maddeleri uyarınca "sanığın beraatine" ve TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması ile ilgili bölümden b fıkrasının çıkartılarak, “TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden aynı maddenin 3. fıkrası gereğince koşullu salıverilme tarihine” ibaresinden sonra “diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına " ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.