Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 183 ada 2 parsel sayılı 13540,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 yılından beri ..., ..., ..., Ahmet Odabaşı, ... ve ...'ın fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... ile ... taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ve adlarına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile davacı ... ise taşınmazın tamamında adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve ...'ın davasının kabulüne, birleşen dosya davacılarının davalarının reddine, tutanağının beyanlar hanesinde yer alan "... 1995 yılından beri ... ve ... ve ... ve ... ve ... ve ...'ın fiili kullanımında" yönündeki şerhin iptaline, taşınmazın davacıların fiili kullanımda olduğunun tespiti ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili, davacı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen belgelere göre çekişmeli taşınmazın davacılar ... ve ...'ın fiili kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Sözü edilen belgelerden tapu tahsis belgeleri, gayrimenkul satım vaadi sözleşmeleri ve ecrimisil belgesi yerel bilirkişiler ve tanıklara okunmak suretiyle uygulanıp dava konusu taşınmaza ait olup olmadıkları, ait ise tamamını kapsayıp kapsamadıkları, taşınmaz üzerinde kim tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde zilyetliğin sürdürüldüğü konusunda yeterli beyan alınmadığı gibi tarafların tanık listelerinde bildirdikleri tanıklar adına çıkartılan davetiye parçaları dönmediği ve tanık dinletme taleplerinden vazgeçilmediği halde tanıkların dinlenmesi gerektiği üzerinde de durulmamıştır. Bu tür eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte tapu tahsis belgeleri, gayrimenkul
satış vaadi sözleşmeleri ve ecrimisil ihbarnamesi yerel bilirkişiler ve tanıklara okunmak suretiyle uygulanarak dava konusu taşınmaza ait olup olmadıkları, ait ise tamamını kapsayıp kapsamadıkları belirlenmeli, taşınmaz üzerinde bulunan binaların kim tarafından yapıldığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.