Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların, kadastro tespit tutanaklarının kesinleşme durumunu belirtir şekilde getirtilerek, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle seçilen taraf tanıkları ve teknik bilirkişi ve üç kişiden oluşan ziraatçı bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılması; yapılacak keşifte, yöntemine uygun zilyetlik araştırması yapılması ve keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği, eğim durumu ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını bildirir ayrıntılı rapor alınması ile çekişmeli taşınmazın davalılara, murisleri veya üçüncü kişilerden kaldığının anlaşılması durumunda, bu kişiler ve gerekirse mirasçıları yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen sınırlamalar yönünden araştırma yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.