Sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I)Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemine ilişkin incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II)O yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin kaçakçılık suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin incelemede;
1.5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesinin, aynı maddenin 1. fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/14. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermeyen 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/9. maddesi gereğince uygulama yapılması ve sanığa bu hususta ek savunma hakkı da verilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.5237 sayılı TCK'nun 3/1. madde fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya
taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3.Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi gereği cezasında arttırım yapılması suretiyle CMK'nun 226. maddesine aykırı davranılması,
4.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III)O yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin incelemede ;
1.5237 sayılı TCK'nun 3/1. madde fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre resmi belgede sahtecilik suçu yönünden dava konusu olan 4 adet belgenin sanık tarafından düzenlettirildiğinin anlaşıldığı, suça konu eşyanın değerinin resmi evrakta sahtecilik suçlarında bir özellik arz etmediği ve davaya konu olan resmi evrakın sayısı da gözetildiğinde, sanık hakkında yasal olmayan gerekçeyle asgari hadden fazlaca uzaklaşılarak ceza tayini,
2.Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi gereği cezasında arttırım yapılması suretiyle CMK'nun 226. maddesine aykırı davranılması,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.