Sanık ... hakkında beraat; diğer sanıklar hakkında hükümlülük, erteleme; müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I) Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Katılan vekilinin sanıklar ... ve Kansu ’nın 12.05.2012 tarihli eylemleri için kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
1-5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanıkların denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanıkların denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,

2-Davaya konu gümrük kaçağı cep telefonları hakkında 30.04.2013 günü tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince;

1-TCK'nun 51/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında yer alan "tamamen" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine "kısmen veya tamamen" ibaresinin yazılması,

2. Dava konusu gümrük kaçağı cep telefonlarının müsaderesine ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine “Dava konusu gümrük kaçağı olduğu anlaşılan cep telefonlarının 30.04.2013 tarihli ara kararı ile tasfiyesine hükmedildiği anlaşılmakla, cep telefonlarının satış suretiyle tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş olması halinde ise dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine” ibaresinin eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
12.05.2012 tarihli olay tutanağına göre, sanık ...’in sürücüsü olduğu araçta 38 adet gümrük kaçağı cep telefonunun ele geçirildiği olayda; sanık ...’ün aşamalarda değişmeyen savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık ...’den faturalı cep telefonu getirmesini istediğini, ele geçen cep telefonları ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, bu savunmasının sanıklar ... ile ... ’nın Mahkeme aşamasındaki savunmaları ile de doğruladıklarının anlaşılması karşısında; dosya kapsamında müsnet kaçakçılık eylemine iştirak ettiğine ilişkin bir delil olmadığı anlaşılmakla, sanık ...’ün mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
IV) Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık ... hakkında, 22.02.2012 tarihinde sanık ... ’da 160 adet cep telefonu ele geçen eyleme iştirak ettiği ve 28.06.2012 tarihinde iş yerinde ele geçen 460 adet cep telefonu ele geçen eylemlerle ilgili 12.09.2012 tarihinde düzenlenen aynı iddianamede kamu davası açıldığı ve TCK’nun 43. maddesinin uygulanmasının istenildiği, başkaca hukuki kesintinin de bulunmaması nazara alınarak, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kabul edilip 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
V) Katılan vekilinin sanık ... ’nın 22.02.2012 tarihli eylemi için kurulan hükme yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.04.2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında sanık hakkında Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin halen derdest olan 2014/263 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 12.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.01.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.