Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekilince istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili kurum sigortalısı dava dışı ...’nın 23/04/2008 tarihinde seyir halindeyken karşı yönden gelen aracın adı geçen sigortalıya ait araca çarpması sonucu yaralandığını, sigortalının gördüğü tedavi sonucu alınan raporlar gereğince adi malul sayıldığını ve bu karara istinaden davacı kurumun sigortalıya 15/06/2010’dan itibaren 1.050,70 TL maluliyet aylığı bağladığını, ayrıca kendisine toplam 34.638,39 TL emekli ikramiyesi ödediğini, kaza ile ilgili davalı hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında alınan bilirkişi raporunda davalının asli kusurlu sayıldığını, Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2012/225 E sayılı tazminat davasında da yine davalının % 100 kusurlu bulunarak maddi ve manevi tazminata mahkum edildiğini, davanın yasal dayanağının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 129. maddesi olduğunu ileri sürerek, davacı kurumca dava dışı sigortalıya toptan ödenen emekli ikramiyesinin yarısı ile maluliyet aylığından şimdilik 2.000,00 TL kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, zararlandırıcı eylemin 23/04/2008 tarihinde 5510 SK'nun yürürlük tarihinden önce meydana geldiği, sigortalının bu tarihte Emekli Sandığı Kanunu kapsamında sigortalı olduğu, bu Kanunun 129.maddesinde düzenlenen zararın, sigortalının uğradığı zararla ilgili olup, Kurumun yaptığı masrafları 3.kişilere rücu edebilme imkanının bulunmadığı, diğer yandan emekli ikramiyesinin doğrudan sigortalıya ödenmekte olduğundan rücu davasına konu edilemeyeceği, yapılan ödeme ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 25/10/2022 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.