Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/08/2010 tarihinden itibaren 15/06/2015 tarihine kadar davalı iş yerinde plastik doğrama ustası olarak çalıştığını, net maaşının 1.200 TL olduğunu, 10 aylık bir sürede çıkışının gösterilerek SGK ya eksik bildirildiğini, maaşının asgari ücret gösterildiğini, resmi bayram tatillerinde çalıştığını, ücretlerini alamadığını, iş yerinde işçi sağlığına önem verilmediğini, imalat ruhsatı olmadığını, noter kanalı ile ihtarname çekerek haklarını talep ettiğini, haklarının ödenmediğini bu nedenlerle kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının usta yardımcısı olarak asgari ücretle çalıştığını, zam istediğini, eylül ayında yapılacak deyince beklemeyi kabul etmeyerek işi bıraktığını, yemek ve diğer molaların olduğunu, dini bayramlarda çalışılmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, işi kendisinin bıraktığını, işe gelmeyince hakkında tutanak tutularak iş akdinin sonlandırıldığını davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Dosya içeriğinde fazla çalışma konusunda davacı tanık beyanları doğrultusunda hesaplama yapılmıştır. Fazla çalışma konusunda beyanda bulunan tanıkların işyeri çalışanı veya çalışma şartlarını bilecek durumda olması aranır. Oysa somut olayda dinlenen tanıklar davalı işyeri çalışanı olmadıklarından soyut nitelikteki fazla çalışma olgusuna ilişkin beyanlarının hükme esas alınması hatalıdır. Ancak fazla çalışma alacağı yönünden davalı çalışmanın hafta içi 8: 30-18: 00 saatleri arasında cumartesi ise 9: 00 ile13: 00 saatleri arasında çalışıldığını savunmuştur. Davalı kabulüne göre fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.