Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 18.05.2007-28.05.2014 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde tornacı/makineci olarak aylık net 1.360,00 TL üzerinden sigortalı olarak çalıştığını, davalı şirketten fazla mesai ücretlerini ve eksik yatırılan SGK pirimlerinin tamamlatılmasını talep etmesi üzerine davalının iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava dilekçesine cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekileri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Bilirkişi tarafından doğru şekilde 14.459,00 TL olarak hesaplanan ve davacı tarafından da bu şekilde ıslah edilen kıdem tazminatının 14.259,00 TL olarak ve yine bilirkişi tarafından doğru şekilde 4.533,34 TL olarak hesaplanan ve davacı vekili tarafından aynı miktar üzerinden talep edilen yıllık izin alacağının da 4.223,34 TL olarak eksik hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacının dini bayram tatillerinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2009 yılında dini bayramlarda çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış fakat davalı vekili duruşmadaki beyanında; davacının dini bayramlarda çalışmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında dinlenen davacı Tanığı ... beyanında; dini bayramlarda çalışmadıklarını belirtmiştir. Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda; '' aynı işyerinde çalışan davacı tanığı dini bayramlarda çalışılmadığını beyan etmiştir.'' denilerek dini bayramlarda en az bir gün çalışıldığı sonucuna varıldığı belirtilmekte genel tatil ücreti hesaplaması bu kabule göre yapılmaktadır.
Davacı tanığı; davacı işçinin dini bayramlarda çalışmadığını açıkça söylediği halde ulusal bayram genel tatil alacağı hesabının davacının dini bayramlarda bir gün çalıştığının kabulü ile yapılması hatalıdır.
4 – Taraflar arasındaki bir başka uyuşmazlık da iş sözleşmesinin kim tarafından sona erdirildiği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, davalı şirketten fazla mesai ücretlerini ve eksik yatırılan SGK primlerinin tamamlatılmasını istemesi üzerine davalı tarafın iş sözleşmesini feshettiğini iddia etmiştir. Davalı taraf, davacının belediyede iş bulduğundan kendisinin işten ayrıldığını savunmuştur. Dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı ... beyanında; davalı tarafından düzenli olarak maaşı ödenmediğinden davacının işyerinden ayrıldığını belirtmiştir.
Davacı tanığının açıkça, davacının işi kendisinin bıraktığını belirtmesi karşısında feshin, davalının da savunduğu gibi işçi feshi olduğunun kabulü gerekir. Haklı nedenle dahi iş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek buna yönelik talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.