Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işçinin 25.02.2015 tarihinde evlilik sebebiyle iş sözleşmesine son verdiğini ve dava tarihine kadar geçen sürede davacıya hırsızlık suçlaması ile baskı altında senet imzalatıldığını öne sürerek kıdem tazminatı ve diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirkette belirli dönemlerde mağazalarda envanter sayımı yapıldığını, her bir sayım sonrasında fark raporu düzenlenip ilgili raporda envanter açık miktarının belirlendiğini, envanter sayımından bir sonraki gün açık olmaksızın mağazanın personellere teslim edildiğini, davacının ... Mağazası Şubesi'nde master elemanı olarak çalıştığını, 14.01.2015 tarihi itibariyle envanter sayımı sonrasında envanter açığının sıfırlandığını, mağazanın envanter açığı olmaksızın mağaza yöneticisine "Mağaza Stok Teslim Tesellüm Tutanağı" ile teslim edildiğini, bir sonra 03.03.2015 tarihinde yapılan envanter sayımında mağazada 7.602,18 TL'lik envanter açığı olduğunun tespit edildiğini, bölge yöneticisi ... ve Mağaza Yöneticisi ... tarafmdan yapılan incelemede davacı tarafından gerek kendi kasasından gerekse diğer personellerin kasalarından usulsüz fış iptalleri yaptığının tespit edildiğini, davacının savunmasında fış iptalleri yapmak sureti ile zimmetine para geçirdiğini ikrar ettiğini, akabinde hiçbir baskı altında kalmadan kendi el yazısı ile yazılı ve imzalı istifa dilekçesini müvekkili şirkete vererek işten ayrıldığını, iş sözleşmesinin istifa etmek suretiyle sona ermesinden dolayı davacının evlilik sebebiyle işten ayrıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından imzalanan 14.08.2012 tarihli İş Sözleşmesi'nin 15. maddesinde özetle, şirketi zarara uğratması halinde kendisine rucü edileceği, işveren tarafından yapılacak ödemelerde takas ve mahsup yapılabileceği hususlarının düzenlendiğini, sözleşmede yer alan hüküm nedeniyle davacının istifası sonrasında hesaplanan kalan ücret ve kullanılmayan yıllık ücretli izin ile genel tatil alacakları bakımından takas işleminin uygulandığını, bu kalemler bakımından tüm taleplerin reddi gerektiğini, mahkemece davacı lehine alacağa hükmolunması halinde davacının uğrattığı zarar nedeniyle takas mahsup def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:
Karar, süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Taraflar arasında davalının sunduğu takas definin dikkate alınması gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesi uyarınca, iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren hakka defi denir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Def'iler, davada ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas bir def'idir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz.
Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından, davacının işvereni zarara uğrattığı gerekçesiyle işçilik alacaklarına karşılık cevap dilekçesinde süresi içerisinde takas def'i ileri sürülmüş ise de; Mahkemece bu husus dikkate alınmamıştır.
Davalı tarafından ileri sürülen takas def'i kapsamında, davacının, cevap dilekçesinde ileri sürülen eylemleri ile işvereni zarara uğratıp uğratmadığı ve uğratmışsa zararın miktarı ile bu husustaki kusuru belirlenerek sorumluluğu tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.