Sanığın aşamalardaki savunmasında mağduru Eskişehir ilinden kaçırıp Kütahya iline getirmediğini, mağdurun kendisinin geldiğini beyan edip suçlamayı kabul etmediği, mağdurun sanık tarafından Eskişehir ilinden kaçırılıp Kütahya iline getirildiğine ilişkin mağdurun beyanı dışında dosyada delil bulunmadığı, yine mağdurun sanığın ailesinin evinde bir gece kaldığı anlaşılmış ise de, sanığın ailesinin mağdurun ailesini telefonla arayarak kızları olan mağdurun kendi yanlarına geldiğini haber verip gelip mağduru almalarını söyledikleri halde mağdurun ailesinin kızlarını gelip alamayacaklarını kendilerinin getirmesini isteyerek o gece mağdurun sanığın ailesinin evinde kalmasına muvafakat verdikleri anlaşıldığından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkemenin “TCK’nın 26. maddesi kapsamında kişinin üzerinde mutlak suretle tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiillerden dolayı sanığa ceza verilemeyeceği, hürriyet hakkının da kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu anlaşılmakla” şeklindeki gerekçesi yerinde değilse de sonuç doğru olduğundan Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Cumhuriyet Savcısının, suçun sübut bulduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.