Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Oluş ve dosya kapsamına göre, 5237 sayılı TCK’nın Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 495/1,59,31,33 maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 148/1,62,53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu lehe yasanın saptanması gerektiği ve 765 sayılı TCK'nın 522/3. maddesi uyarınca, yağma suçlarında anılan maddede öngörülen indirim hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi kanuna aykırı ise de, bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından “sanık için atanan zorunlu savunman ücretinin” çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.