Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında verilen temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın asıl karara karşı süresinde temyiz isteminde bulunduğu, mahkeme tarafından 09/03/2010 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın 23/03/2010 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, bu karara karşı herhangi bir temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin, bu hükme yönelik onama düşüncesine iştirak edilmeyerek 5271 Sayılı CMK'nın 266/1 maddesi gereğince dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Müşteki sanık ...'in 03/03/2010 tarihli celsede sanık ... hakkında şikayetçi olduğunu ancak kamu davasına katılmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle katılan sıfatını elde edemediği, bu nedenle mahkemece de katılmasına karar verilmediği anlaşılmakla, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alınarak, bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.