SUÇLAR: Silahla tehdit, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın, olay günü hayvanlarını ağıla koymak istemesini kabul etmeyen müşteki ... ile tartışarak müştekiyi tehdit ettiği, bunun üzerine müşteki Şükran'ın eşi müşteki ...'ı çağırdığı, bu kez sanığın müşteki ...'ın olay yerine gelmesi üzerine her iki müştekiyi bıçakla tehdit ettiği şeklinde meydana geldiği kabul olunan olayda; sanığın eylemlerinin, kısa süreli aralıklarla gerçekleşmesi ve aynı husumete dayanması nedeniyle bir bütün halinde TCK'nın 106/2-a, 43 maddelerinde düzenlenen zincirleme tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca sanık hakkında müşteki ...'a yönelik tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Sanığın aşamalarda, yengesi müşteki ...'ın, kendisinin ağabeyi müşteki Eyüp ile ortak yaptığı ağıla hayvalarını koymasına engel olması üzerine tartışmanın çıktığını savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3-Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.