Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Marka hakkına tecavüz suçunda 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin tatbikine esas, basit araştırma ile tespiti mümkün ve ödenmesi gereken somut bir zarar söz konusu olmayıp "sanığın müdahil tarafın zararını karşılamadığı ve uzlaşma sağlanamadığı" gerekçe gösterilerek CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi isabetli değil ise de; sanığın kasıtlı suçtan sabıkalı olması nedeniyle CMK.nun 231/6-a maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeyeceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Aynı gün sanığın işyerinde yapılan aramada farklı firmalar adına tescilli markaların taklidi olan ürünlerin bulunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 43.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fille işlenmesi sebebiyle zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilmeden karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.