Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 24/11/2010 tarihinden itibaren davalı şirketin nezdinde çalışmaya başladığını, 25/06/2014 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatı ücretinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca çeşitli görevlerde ve farklı çalışma saatlerinde çalışma yaptığını, tüm bu fazla çalışmaların karşılığında davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, 01/03/2013 tarihinden sonraki çalışmalarında ulusal, dini bayramlar ve genel tatil günlerinde de çalışma yaptığını, tüm bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini beyan ettiği, belirtilen nedenlerle 300 TL kıdem tazminatı, 100 TL ulusal, dini bayram ve genel tatil çalışma alacağını, 100 TL fazla çalışma/ gece çalışma ücret alacaklarını talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, fazla çalışmalara ilişkin ödemelerin bordrolarda tahakkuk ettirilerek banka kanalıyla eksiksiz olarak çalışanlara ödendiğini, davacının haklı sebep olmaksızın iş akdini tek taraflı feshetmiş olduğundan kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkili işverenlik nezdinde fazla mesai ve dini, ulusal, genel tatil alacağının bulunmadığını, davacıdan fazla çalışma için muvafakat alındığını, davacıya hak etmiş olduğu tüm ücretlerin ve haklarının eksiksiz olarak ödendiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekil tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak bildirilen banka kayıtlarının celbi ile dosyada bulunan bordroların karşılaştırılarak fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenip ödenmediği hususunda gerekirse ek rapor alınmak suretiyle talep konusunda bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre de kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.