Mahkumiyet

EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE: Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkrası gereği de İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in hükümden sonra 11.04.2025 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydı ile anlaşıldığından, bu hususta 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1,5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.