Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiği,borçluya örnek 10 nolu ödeme emrinin 08.12.2009 tarihinde tebliği üzerine, süresinde şikayette bulunarak dayanak bonoda keşide tarihinde tahrifat yapılması sebebiyle kambiyo senedi vasfında olmadığı için anılan özel yol ile takibe konu edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini istediğini belirtip, aynı dilekçede "takibe konu borcu ödediğini" de beyan etmiştir. İİK.nun 170/a-son maddesinde; "her ne suretle olursa olsun, .....borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise" alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığı ve takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda dava dilekçesinde adı geçenin borcu kabul ettiği dikkate alınarak, İİK’nun 170/a-son maddesi uyarınca şikayetin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.