Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan suç duyurusuna yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı temyiz edilmemiş olup, anılan dilekçede yalnızca suç duyurusunda bulunulması kararı temiz edildiğinden, temyiz incelemesinin münhasıran bu yönden yapılmasına karar verilmiştir.
1412 sayılı CMUK.nun 305 ve 306.maddelerinde, mahkeme hükümleri ile hükümden önce verilmiş olmakla birlikte hükme esas teşkil eden kararların temyiz edilebileceği belirtilmiş olup, suç duyurusunda bulunulması kararı davayı sonuçlandırıcı bir karar olmadığından, sanık müdafiinin suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,

2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
02.09.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.