Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) 08/07/2008 tarihli suça ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Olay tarihinde sanığın elindeki siyah poşette 4 şişe 75 cc. Viski ve 5 kutu puro ele geçirildiği anlaşılmakla; sanık savunmalarında suça konu alkol ve puroyu içmek için aldığını beyan ettiği gibi miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırları içeresinde kaldığı anlaşılmakla, dava konusu içki ve puronun sanık tarafından ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
Sanığın eyleminin bir bütün halinde 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde 5607 sayılı Yasanın 3/5. fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü tesis edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
II) 22/01/2009 tarihli suça ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin bir bütün halinde 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde 5607 sayılı Yasanın 3/5. fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü tesis edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK'nun 58. maddeye göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının TCK'nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükme "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," fıkrasının eklenmesi,
2. Hükümdeki tekerüre dair fıkradaki, "cezanın" ibaresi çıkartılarak yerine "sanığa verilen hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi,
3. Hüküm fıkrasından Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.