SUÇLAR: Tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;

1-Sanık ... ile katılan ... arasında, işletmesi sanığa ait olan petrol istasyonunun bulunduğu taşınmazın katılan tarafından tahliye edilmesi nedeniyle anlaşmazlık bulunması, tanık ...'ın soruşturma aşamasında savcılık tarafından alınan beyanında sanıklar ... ile ...'nin farklı zamanlarda gelerek tehdit eylemini gerçekleştirdiklerini belirtmesine karşın, yargılama aşamasında sanıkların birlikte gelerek tehdit ettiklerini belirtmesi, katılanın şikayet dilekçesi içeriği ile yargılama aşamasındaki anlatımının farklı tehdit olaylarına ilişkin olması karşısında, beyanlar arasında aşamalarda oluşan çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi beyanın hangi nedenle üstün tutulduğu açılanıp tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik kovuşturma ile karar verilmesi,

2-Hanık ...'ın savunmasında taşınmazın tahliye kararına ilişkin temyiz incelemesi sonuçlanmadan taşınmazın katılan tarafından tahliye edildiğini beyan etmesi karşısında, taşınmazın tahliyesine ilişkin kararın kesinleşme tarihinin araştırılarak sanıklar hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3-Sanıkların tehdit eylemini birlikte gerçekleştirmediklerinin kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.