Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde idari amir olarak 12/03/2009-20/01/2012 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işveren tarafından davacının iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, bunun üzerine ... 19. İş Mahkemesinin 2013/520 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve Yargıtayca onandığını, bunun üzerine işe başlamak için başvuruda bulunan davacıya cevap verilmediğini, net 1200 TL ücret aldığını, haftada 6 gün 08.00-22.00 arasında çalıştığını, cumartesi günleri 08.00-17.00 arasında çalıştığını, davalı tarafça mahkeme kararına uyulmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile boşta geçen süre, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında görülen işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacının süresi içinde iş başvurusunda bulunduğu, ihtarnamenin 05/01/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ancak davalı işverenlikçe işe davet edildiğine dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacının işe başlatılmadığı, bir aylık sürenin sonu olan 05/02/2015 tarihi itibari ile feshin gerçekleşmiş olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatına hak kazandığı, fazla çalışmanın ispat yükü davacı işçi üzerinde olup bu yönde yazılı delilin bulunmadığı, tanıkların ortak anlatımlarından fazla mesai yaptığı buna karşılık ücretlerinin ödendiğinin işveren tarafından kanıtlanamadığı, çalışma süresi göz önünde bulundurularak bakiye 28 günlük yıllık izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda davalı üniversite harçtan muaf olmasına rağmen, hüküm altına alınan harçlardan sorumlu tutulmuş olması hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Hüküm fıkrasında yer alan
" Peşin alınan harcın mahsubu ile 1.586,32 TL daha harcın davalıdan tahsiline, Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 76,85 TL peşin harç, 530 TL ıslah harcı, 400 TL bilirkişi ücreti ve 103 TL tebligat-müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.137,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine ;
“Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde harcın davacıya iadesine "sözcüklerinin eklenmesine ve " Davacı tarafça yapılan 400 TL bilirkişi ücreti ve 103 TL tebligat-müzekkere gideri olmak üzere toplam 503 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " rakam ve sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.