2863 sayılı Kanunun 67/1,5237 sayılı TCK'nın 62,54,51,58 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma isteminde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine Muhakemat Müdürlüğü'nün katılan olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın evinde tarihi eser bulundurduğunun ihbarı üzerine, mahkeme kararına istinaden yapılan aramada 11 adet eser ele geçirildiği, müze görevlisi arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile suça konu eserlerin tamamının 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında, tasnif ve tescile tabi, müzelerde korunması gerekli, taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bulunduğunun belirlendiği, sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında, dava konusu eserleri suç tarihinden 15 gün önce zeytin ağaçlarını sulamak için ark yaptığı sırada bulduğunu beyan ettiği, sanığın sorgu sırasında ve yargılama aşamasında alınan, suça konu eserleri 17/08/2008 tarihinde saat 13.00 de bulduğuna dair savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olup, itibar edilebilir nitelikte bulunmadığı, sübuta eren eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesine temas eden haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanı tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın adli sicil kaydında mevcut Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2007 tarih ve 2007/83-227 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 179/3,62,50/3, 52/2 maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 23/05/2007 tarihinde kesinleştiği, cezanın 01/08/2007 tarihinde infaz edildiği anlaşılmış olup, iş bu yargılamaya konu
suç, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinde belirtilen 3 yıllık süre içerisinde işlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup bu nedenle tekerrüre esas teşkil etmeyeceği gözetilmeksizin sanık hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ve 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesine aykırı olarak hangi mahkeme ilamının tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmemesi,
2- 2863 sayılı Kanun'un 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.