2863 sayılı Kanunun 67/2,5237 sayılı TCK'nın 62,53,58 maddeleri uyarınca mahkumiyet, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı,
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan zarar gören Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na usulüne uygun olarak iddianame ekli, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği böylece müşteki kurumun, sanığın eyleminden ve sanık hakkında açılan kamu davasından haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun davadan haberdar edilmediğinden bahisle tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde Karataş ilçe emniyet müdürlüğü görevlileri tarafından, Bahçe yol kavşağında icra edilen uygulama sırasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... ve tanıklar ..., ..., ...'un içerisinde bulundukları aracın durdurulduğu, aracın sağ ön ve arka koltuğu arasında tarafsız bilirkişi kurulu raporu ile Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait olup 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında, tasnif ve tescile tabi, müzelik değerde taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduğu belirlenen pişmiş topraktan yapılma amphoranın ele geçirildiği, ...'nin savunmasında suça konu eseri sanık ...'ın bahçesinde gördüğünü, kendisine ait kuaför dükkanında süs olarak kullanmak için istediğini, sanığın herhangi bir ücret almaksızın eseri kendisine verdiğini ifade ettiği, sanık ...'ın ise 8-10 yıl önce balık avladığı sırada suça konu eseri bulduğunu, süs amaçlı olarak bahçesine koyduğunu, bir yıl önce kendisi tarafından işletilen kiralık çadırlarda kalması nedeniyle tanıdığı ...'nin testiyi kuaför dükkanında kullanmak üzere istediğini, herhangi bir ücret almaksızın eseri adı geçen sanığa verdiğini beyan ettiği anlaşılmış olmakla,
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça konu eserin ele geçiriliş şekli, eserin araçta gizlenmeksizin aşikar bir halde bulundurulması, dava konusu eserin ticaret kastıyla verildiğine ve kabul edildiğine dair savunmanın aksine bir delil bulunmadığı hususları nazara alındığında, sanığın sübuta eren eyleminin 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesine temas eden bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.