TCK’nın 89/1-2-b, 62,50. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 50/1-d. maddesindeki "belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama" seçenek yaptırımının, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/son. maddesinde "belirli yerler ve etkinlikler; sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde yada zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeleri kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler " şeklinde açıklanmasına göre, fail için işlediği suçta kriminojen ortam oluşturan yer ve faaliyet olarak algılanması gerekirken, 5237 sayılı Kanunun 53/6. maddesindeki hak yoksunluğu yaptırımı ile karışacak ve sürücü belgesini geri almadan nasıl uygulanacağı yönünde infazda tereddüt oluşturacak biçimde, "sanık hakkında hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezasının TCK'nın 50/1-d maddesi gereğince sanığın 1 ay 26 gün süreyle kara ulaşım aracı kullanmaktan yasaklanması yaptırımına çevrilmesine" karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.