Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I)Katılan ... A.Ş vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarını temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan ... A.Ş vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II)Sanıklar ... ve ... müdafii, katılan ... A.Ş vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyizi üzerine yapılan incelemede ise;

1.Suç tarihinde ... Alanya ve Damlataş şubelerinde müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışan sanık ... ve sanığın ağabeyi Rasim Taşkıran hakkında zimmet suçu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; Dosya içerisinde yer alan 21.04.2008 tarihli banka müfettiş raporunda sanığın 37 mudinin hesabından imzasız/sahte imzalı ve olmayan tediye fişleri ile toplam 2.683.445,96 TL'yi zimmetine geçirdiğinin belirtildiği, tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Sahte imzalar ile kredi talebinde bulunup, mevzuata ve bankacılık kurallarına aykırı biçimde kredi tahsis etmek ve kullandırmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, kredi sözleşmesi ve fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde veya kredi sözleşmesinde kredi komitesi üyelerinin imzalarının tamam olmaması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir.
Yukarıda anılan hususlar nazara alındığında, dosyada bulunan imzalı tediye fişleri üzerinde imza incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın her bir işlemi tüm mudileri kapsar şekilde imza kartonetleri fiziki olarak dosyaya celp edildikten sonra, sanıkların eylemlerinin gerçekleşen her bir işlem yönünden belirtilen kriterlere göre, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, sahte imzalı tediye fişleri ile yapılan işlemler yönünden; mudilere ait hesap kartonetlerinde bulunan imzalarla sahte mudi imzası taşıyan fişlerdeki imzalar karşılaştırılıp aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, işlemlerin çokluğu ve duraksama halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulup her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde, eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, imzalı tüm işlemler nitelikli zimmet kabul edilmek suretiyle eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Zimmet nedeniyle oluşan zarar miktarı saptanırken, sanığın katılan bankaya verdiği faiz ve diğer masraflar hariç net zararın, bir başka deyişle mal edinmek maksadıyla sağladığı yararın esas alınması gerektiği gözetilmeksizin, faiz miktarlarının da dahil edilmesi ayrıca, Banka görevlisi olan sanık ...'ın 12.12.2007 tarihinde iş akdinin fesh edilmesi karşısında bu tarihten sonra sanığın eylemlerinin zimmet suçuna konu olamayacağı ve zimmet miktarına da dahil edilemeyeceği yine dosya içerisinde sanık ...'ın hesabından para çektiği mudilerin hesap açığını kapatmak için başka mudi hesaplarında para aktarma işlemi yapıp yapmadığına yönelik tespit yapılmadığının anlaşılması karşısında; zimmete konu meblağın hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça tespit edilebilmesi için mudilerin hesap hareketlerini gösterir belgeler ile yapılan işlemlere ilişkin banka tarafından sunulan dekontlar da dikkate alınarak, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile zimmet miktarının kesin olarak tespiti yapılmadan hüküm kurulması,

3.Banka zimmeti suçu özgü suç olup ancak banka görevlilerince işlenebilir. Bu suçların işlenilişine iştirak edenler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilirler. Tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın eyleminin yardım eden niteliğinde olduğu bu nedenle cezasından yardım eden sıfatı nedeniyle indirim yapılması gerektiği gözetilmeden ve sanık hakkında TCK'nun 39/2. maddesinden dava açıldığı gözetilerek ek savunma hakkı da verilmeden eyleminin asli iştirak olarak kabul edilerek yazılı şekilde fazla ceza tayini,
4.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii, katılan ... A.Ş vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.