Tebliğname No: 2 - 2010/8092

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-)Katılan kurum görevlileri tarafından düzenlenen 26.05.2004 tarihli kaçak elektrik tesbit tutanağında sayaçta film takılmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmesi, sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, dosyada mevcut kolluk araştırmasında suça konu sayacın bulunduğu tarlayı sanığın 2002 yılında M.Ş...’ le birlikte kullandığı, 2003 yılında yalnızca sanık tarafından kullanıldığı, 2004 yılında ise tarlanın ekilmemiş olduğunun belirtilmesi karşısında, dinamonun kurulu gücü, sulama yapılan arazi miktarı, tarımsal sulama yapılan arazide hangi ürünün yetiştirildiği, sulamanın hangi mevsimlerde yapıldığı ve bu ürünün kaç kez sulanması gerektiği dikkate alınarak tarımsal sulamadaki ortalama tüketim miktarının hesaplanması, belirlenecek kurulu güçle de karşılaştırma yapılarak, suç tarihinden önceki ihtilaflı dönemdeki tüketim ile suç tarihinden sonraki ihtilafsız dönemdeki tüketim miktarları karşılaştırılarak, suç tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı belirlenip, bariz bir artma var ise, bunun nedeni sanığa sorulup açıklattırılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu araştırmalar yapılmadan eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
II-)Hükme esas alınan dosyada mevcut ...... numaralı elektrik sayacını mühürleme tutanağında, tutanak düzenleyen görevlilerin kimliklerinin, tutanağın düzenlenme tarihinin, mühür numarasının belirtilmemesi ve imzasız olması karışışında, tesbit tarihinde sayacın mühürlü olup olmadığı,katılan kurumdan tekrar sorulup duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu 765 sayılı TCK’ nun 492/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması,

III.Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9.maddeleri uyarınca sanığın elektrik hırsızlığı ve mühür bozma eylemlerinin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK.nun tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak sonuçların belirlenmesi, bu şekilde belirlenen suçun cezalarının karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun saptanması gerekirken, açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek beçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden ve mühür bozma suçunun 5237 sayılı TCK.nun 203.maddesinde düzenlenen yaptırımın seçimlik ceza olması sebebiyle, tercih olunacak ceza belirlendikten sonra hangi Kanunun sanık lehine olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden soyut olarak 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu belirtilerek hüküm kurulması,

2-Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/2. maddesi uyarınca duruşma yapılıp yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iade edilmesinden önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 01.06.2004 tarihli kararda sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan 765 sayılı TCK’ nun 492/2,522,59 maddeleri uyarınca 1 yıl, 10 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı CMUK’ nun 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.