Tebliğname No: 2 - 2009/276175

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1-Sanığa atılı 01.10.2003 ve 24.11.2003 tarihlerinde işlenen su hırsızlığı suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-14.04.2004 tarihinde işlenen su hırsızlığı suçuna yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hüküm kurulurken uygulama maddesinin 141/1 yerine sehven 142/1 olarak yazıldığı anlaşılmış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

A-Önceki tutanaklarda sayaçsız olarak kolon sistemine ilave yapılarak kaçak su kullanıldığı belirlendiği halde, 14.04.2004 tarihli tespit tutanağında aboneliğin borçtan dolayı iptal edildiği ve suyu kapatıldığı halde, zati sayaç takarak su tüketimi yapıldığının belirlenmesi karşısında, sanığın karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden, tutanak düzenleyicileri tanık olarak dinlenip, suça konu sayacın bulunduğu işyerinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak ortalama tüketim miktarının hesaplanması ve tüketimin bu miktara göre, uygun olup olmadığı saptanarak, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu tayin edilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

B- Kabule göre de,
a-5237 Sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden önce atılı suçun işlendiği gözetilerek, sanığın kaçak su bedelini ödeyip ödemediği yakınan kurumdan araştırılıp, 5237 Sayılı TCK.nun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen her iki yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan 5237 Sayılı TCK. uyarınca hüküm kurulması,

b-Sanığın kaçak su kullanmaktan ibaret eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 142. maddesinin 1. fıkrası (a) bendine uyan hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden aynı kanunun 141. maddesinin 1. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,

c-Sanığın kaçak su bedelini ödeyip ödemediği araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d- 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesindeki koşullar tartışılmadan, “takdiren” sanık hakkında 5271 Sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.