Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
İletme doğrudan olabileceği gibi, dolaylı yollardan da gerçekleştirilebilir. Burada önemli olan gıyapta söylenen tehdit sözlerinin iletimi veya yayılmasında failin irade ve isteminin bulunması, diğer bir deyişle onun rızası hilafına iletimin başkaları tarafından gerçekleştirilmemesidir.
Somut olayda, sanık, 155 polis imdat hattını arayarak mağdura yönelik söylediği tehdit sözlerinin polis vasıtasıyla mağdura iletileceğini öngörebilecek durumdadır. Diğer bir deyişle suça konu sözlerin başkaları tarafından öğrenilmesinin, sanığın kendi iradesiyle aleniyete kavuşturduğu sözler üzerinden gerçekleştiği ve sanığın iletme kastının olduğu anlaşıldığından; suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden mahkumiyet yerine, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının, temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.