Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin 11.11.2014 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiği gözetilerek, sanık ...’in temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği yönünde beyanda bulunduğu gözetilmekle, 5271 sayılı CMK'nın 23 l/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin karar yerinde bir değerlendirme yapılmadığı da nazara alınarak, sanık hakkında düzenlenen yakalama evrakına vergilerden ibaret zarar miktarı açıkça yazılmadığı gibi kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının da eklenmediği anlaşılmakla, dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı CMK'nın 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “suçun işleniş şekli dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluşmaması ve mağdur kurumun vergi kaybından doğan zararını gidermemesi” şeklindeki hatalı ve başka gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.