SUÇLAR: Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükme ilişkin, denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle, ihbar üzerine yapılan yargılamada, uyap sisteminden yapılan sorgulamada, mahkeme tarafından 11.06.2013 tarihli tutanakla hükmün açıklandığı, yine uyap sisteminde, tutanağın sehven onaylandığı ibaresinin bulunduğu, aynı şekilde onaylanan 11.06.2013 tarihli diğer tutanakta ise, sanığın duruşmada hazır bulunmadığı belirtilerek yargılamaya devamla, ilerleyen oturumlarda, bu tutanağa uygun şekilde, sanığın savunması alındıktan sonra, 24.12.2013 tarihinde hükmün açıklandığı dikkate alındığında, sehven kurulan 11.06.2013 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, 24.12.2013 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede dosya görüşüldü:
A-Yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...’ın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34,230,232,289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Uyap sisteminden yapılan sorgulamada, dosya içerisine sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına dair kararlar gönderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında suç tarihi itibariyle TCK'nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış ya da önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanığın savunmaları ve müştekinin anlatımları gözetildiğinde, olayın çıkış sebebi üzerine durularak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.