Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, katılan ile rızasıyla kaçarak birlikte kaldıklarını, katılana şantajda bulunmadığını savunması, katılanın yargılama aşamasında sanıkla rızası ile kaçmadığını ve birlikte olmadığını, sanığın kendisinin uygunsuz fotoğraflarını çekerek tehditte bulunduğunu ve defalarca para verdiğini tehdit ve şantajda bulunduğu için sanıkla gitmek zorunda kaldığını beyan ederek şikayetçi olması, katılanın bir başka soruşturma dosyası ile ilgili olarak şantaj iddiası tarihinden sonra 24/05/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince alınan ifadesinde, şantaj içerikli olduğu iddia edilen mesajları sanığın kendisine soğuk davrandığını gerekçe göstererek attığını daha sonra aralarındaki kırgınlığın yatışması üzerine benzer mesajlar göndermediğini ve sanık ile rızasıyla kaçtığını, sanığın kendisine şantajda bulunmadığını beyan etmesi, katılanın sanığa gönderdiği mesajların mahkemece bilirkişiye tespit ettirilmesi ve bu mesajlarda şantaj iddiası tarihinden sonra dahi katılanın sanığa samimi ve sevgi duygularını ifade eden yazışmalar yapması karşısında, söz konusu şikayetin doğrudan katılan ... tarafından da yapılmadığı göz önüne alınarak, katılanın iddialarının ne şekilde sanığın savunmaları ve bu savunmaları doğrular nitelikte mesaj tutanaklarına üstün tutulduğu ayrıntılı şekilde açıklanıp tartışılmadan, şantaj içerdiği iddia edilen mesajların öncesi ve sonrası tarihli mesajlarla birlikte karşılaştırılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

2)Kabule göre de;

a-CMK'nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin 28/06/2014'de yürürlüğe girmesi, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin olması ve suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla kişiliği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "sanığın dosya kapsamı ve sabıka kaydı ile belirlenen kişilik özellikleri göz önüne alınarak" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.