Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde satış sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işverence feshedildiği ileri sürerek, davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş sözleşmesinin 31.12.2014 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise, davacının iş sözleşmesi sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı İş Kanunu’nun 25. maddesine göre feshedilmek üzereyken istifa ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin dava dışı ... Çimento A.Ş.’nin ikinci el araçlarının satışında aracılık ettiğini, araçların hangi fiyat aralığında satılması gerektiğinin davalı şirkete bildirildiğini, davacının görevi gereği öğrendiği bu bilgileri suistimal ederek aracı en yüksek fiyattan sattığı halde düşük fiyattan satmış gibi gösterdiğini ya da sattığı araçlardan komisyon aldığını, araç parçalarında suistimallerde bulunduğunu, bu durumun tesadüfen ortaya çıktığını, davacının davalı şirketi ticari ilişki içerisinde bulunduğu dava dışı ... Çimento’ya karşı zor durumda bıraktığını bu nedenle davalı tarafından yapılan feshin haklı ve geçerli nedenle olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Şöyle ki, yukarıda da belirtildiği üzere davalı işverence iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği ileri sürülmüştür. Buna rağmen Mahkemece iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebeple feshedildiğinin kabulü doğru olmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 25. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, anılan madde uyarınca, tarafların söylemediği şeyin veya vakıaların hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması mümkün değildir. Diğer yandan davalı tarafından istifa dilekçesi mahiyetinde olduğu belirtilen bir belge sunulmuş ise de, anılan belge de davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi şartı ile ayrılmak istediğinin belirtildiği görülmektedir. Ayrıca davalı işverenlikçe kıdem ve ihbar tazminatı tahakkuku bulunan bir kısım belgeler hazırlandığı dosya kapsamında mevcut olan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınarak, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek şartıyla sona erdirildiğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.