Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01.07.2016-31.05.2014 tarihleri arasında depo şefi olarak çalıştığını ve işyeri ortağı ...'nın davacıya sözlü olarak depo şefi görevinden alındığını ve şöför olarak çalışacağını söylediğini, müvekkilinin kabul etmemesi üzerine işten çıkarıldığını, son aylık ücretinin net 1.928,00 TL olduğunu, ücretinin sigortaya gerçek ücreti üzerinden bildirilmediğini ve bir kısmının banka kanalı ile ve bir kısmının da elden ödendiğini, hafta içi üç gün 2-3 saat fazla çalışma yaptığını ancak ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek, ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işyerinde depo sorumlusu olarak çalışan davacının işini savsakladığı ve oyun oynadığının tespiti ile şöför olarak görevlendirildiğini, davacının bu görevde çalışmayacağını belirterek işyerini terk ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, fazla çalışma yapılmadığını ve istisnai olarak yapıldığında ücretinin banka kanalı ile ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin hangi tarafça ve ne şekilde feshedildiği konusu uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinin 2. bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (f) bendinde son cümle olarak, “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek çalışma koşullarının uygulanmaması, işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır.
Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, işyeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla, işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma koşulları meydana gelir. Çalışma koşullarını belirleyen kaynaklarda bu koşullar bazen emredici olarak düzenlenmiş olup, işçi aleyhine olarak değişikliğe gidilmesi işçinin rızası ile dahi mümkün değildir. Diğer hallerde çalışma koşullarında değişiklik yapılması 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesinde özel biçimde ele alınmıştır. Anılan hükme göre, işçi aleyhine yapılması düşünülen değişikliğin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve 6 iş günü içinde işçinin yazılı kabulü ile uygulamaya konulması gerekir. Aksi halde değişiklik işçiyi bağlamaz
Somut uyuşmazlıkta; davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının işini savsakladığı için şöför olarak görevlendirildiğini ve davacının çalışmayacağını söyleyerek işyerini terk ettiğini savunmuştur. Davacının işyerinde depo şefi olarak çalıştığı ancak yapılan değişiklikle bu görevinden alınarak şöför olarak çalıştırılmak istendiği dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları taraflar arasında görev değişikliği nedeniyle tatsızlık yaşandığını ve görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını ifade etmiştir. Davalı tanıkları iş akdinin görev değişikliği nedeniyle davacı tarafından feshedildiğini beyan etmiş, hatta davalı tanığı ... davacının işi bıraktığını bizzat kendisine söylediğini ifade etmiştir. İş Kanunu’nun 22. maddesi gereğince davacının görevinin değiştirilmesi esaslı nitelikte bir değişiklik olup, davalı işveren bu madde uyarınca gerekli prosedürleri yerine getirmediğinden Mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak dinlenen tanık beyanlarıyla davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği anlaşıldığından ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.