Sanıklar ..., Muhammet Ali Öncül ve ...'ın beraatlarına, Sanık ...'nun 2003 yılındaki eylemi nedeniyle 213 sayılı yasanın 359/1-b ve 765 sayılı TCK'nun 80,59 maddelerinin uygulanarak 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanıklar ..., ... ve ...'ın 2004 yılındaki eylemleri nedeniyle 213 satılı yasanın 359/1-b ve 765 sayılı TCK'nun 80,59 maddelerinin uygulanarak 17'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, Sanıklar Ayhan Tokoğlu, ... ve ...'ın defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına
Katılan vekilinin temyiz isteminin beraat hükmü kurulan sanıklara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Katılan vekilin sanıklar ..., Muhammet Ali Öncül, ... hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik inceleme yapıldığına, sübutun bulunduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek, ..., ... ve ... hakkında 2008 takvim yılında defter ve belgeleri gizlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen sanık ...’ın ve diğer sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Defter ve belgeleri gizlemek suçu yönünden suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 53. Maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş sahte fatura düzenlemek suçu yönünden suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun somut olaya ilişkin ilgili hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması suretiyle sanıklar lehine olan yasa belirlenmiş, her iki suç yönünden CMK'nun 231. Maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ...’ın ve diğer sanıkların müdafiilerinin suçların unsularının oluşmadığına, lehe hükümlerin ve CMK'nun 231. maddesinin uygulanmadığına, zamanaşımının gerçekleştiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen sahte fatura düzenlemek suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. Maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 26.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. ile 5271 sayılı CMK 223/8 madde ve fıkraları gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.