... ve müşterekleri ile ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabülüne dair Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.09.2011 gün ve 2009/291 Esas, 2011/378 Karar ... hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacılar, kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına bağımsız mülkiyet üzere tespit ve tescil edilen 153 ada 2 ve 12,181 ada 1,183 ada 1,153 ada 1 ve 3 parsel ... taşınmazların, ortak murislerinden intikal ettiğini, söz konusu parsellerde kendilerinin de miras payları bulunduğunu açıklayarak tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., mirasbırakanı dedesi Ömer oğlu Mehmet Kütük'ten nizalı taşınmazların bir kısmını 20.02.1979 tarihli satış senediyle satın aldığını, ayrıca Kavur mevkiindeki taşınmazı da dedesinin kendisine kadastro çalışmalarından önce tapuda hibe ettiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ... ise kendisine yönelik davayı kabul ettiğini açıklamıştır.
Mahkemece, davalılara yönelik davanın kabulüne, dava konusu parsellerin tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi, hukuki niteleme de hatalıdır. Şöyle ki; öncelikle 20.02.1979 tarihli haricen düzenlenen satış senedi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu senedin keşifte yöntemine uygun biçimde uygulanarak, hangi taşınmaza veya taşınmazlara uyduğunun net bir biçimde belirlenmesi gerekir. 20.02.1979 tarihli satış senedinin uyduğu belirlenen taşınmaz veya taşınmazlar yönünden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Tapu memurluğu huzurunda düzenlenen 16.02.1979 tarihli hibe senedine konu taşınmaz hakkında Borçlar Kanunu'nun 18. maddesi ve 01.04.1974 tarih 1/2 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca muris muvazaasından söz etmek imkansızdır. Bu senedin de tapulamada, hangi parsele uyduğunun yöntemine uygun biçimde belirlenerek senedin uyduğu belirlenen taşınmaz yönünden davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, davalı ... kendisine yöneltilen davayı kabul etmiştir. Kabul beyanı, karşı tarafın muvafakatine gerek olmaksızın kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından davalı ...'e yöneltilen davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18.40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.