Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle tebliğnamede sanık olarak görünen İsmail hakkında temyize konu hüküm bulunmadığından inceleme dışı bırakılarak yapılan değerledirmede gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141,5271 sayılı CMK'nın 34/1,230,289/1-g ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmesinin yapılarak delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK'nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 günlü, 830-502 esas/karar sayılı ilamında da "sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak hükmün açıklanması sırasında CMK'nın 230,231/11 ve 232/6. maddeleri uyarınca denetime imkan verecek şekilde ve kesinleştiğinde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulmalıdır." hususunun açıkça belirtildiği gözetilmeden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin esası denetlenmemiş olan karara atıfta bulunup gerekçe gösterilmeden sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle gerekçesiz hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.