Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 13.06.2012 gün ve 2012/6625 Esas - 2012/12756 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin davada, davanın reddine dair hüküm davacı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davacı idare tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece davalılardan ...’nin baba adının tapu kaydında düzeltilmesi için verilen kesin süre içinde dava açılmadığından bahisle davanın tümüyle reddine karar verildiği halde Dairemizce maddi hata sonucu dava kabul edilmiş gibi hükmün onanmasına karar verildiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 13.06.2012 gün ve 2012/6625-12756 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılardan ...’nin baba adı “...’’ olduğu halde tapu kaydındaki ...’nin baba adının “...’’ olması nedeniyle davacı idareye tapu kaydında baba adının tashihi konusunda dava açmak üzere kesin süre verilmesine karşın dava açılmadığı ve davacı idare vekilince anılan davalı yönünden davadan vazgeçildiği anlaşıldığından sadece bu davalı aleyhine açılan davanın reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde davacı idareye iadesine, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.