Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I- Hazine vekilinin, tüm sanıklara yönelik temyizine ilişkin incelenmede,
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Maliye Hâzinesinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz itirazlarının 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Eksik araştırma bulunmadığına Üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla kabul edilerek sanık ...'nın temyizine gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünde ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 22.maddesi uyarınca, hükmün fıkrasından TCK'nun 53.maddesinin uygulanmasına lişkin bölümlerin çıkarılarak yerine "Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından
aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının nfazının tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri çısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Muhalif
1- Sahte olduğu kabul edilen suça konu belge asıllarının dosya içerisine getirilmemesi,
2- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğundan, suça konu 19 adet sahte olduğu kabul edilen gümrük ihracat beyannamesinin incelenip, özellikleri duruşma tutanağına yazılmasından sonra aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ya da aldatma yeteneği hususunda konusunda uzman bilirkişi raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden sanık hakkında kurulan hükmün bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin düzeltilerek onama kararma katılmıyorum.
...
Muhalef Üye