09.06.2011 tarihli ilk karar ile hükümlülük, erteleme, müsadere ; 19.07.2011 tarihli red kararı ile temyiz talebinin reddine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Katılan gümrük idaresi vekili 08.07.2011 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiğinden sanığın temyizine göre yapılan incelemede;
Sanığın 22.06.2011 tarihinde tebliğ edilen kararı 24.06.2011 tarihinde süresinde temyiz ettiği ve temyiz harcının yatırılmasına ilişkin ihtarın 05.07.2011 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerinde verilen sürede 14.07.2011 tarihinde harcı da yatırdığı cihetle; mahkemenin temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesine dayanan temyiz talebinin reddine dair 19.07.2011 tarih, 2010/915 esas, 2011/388 karar sayılı Ek Kararı kaldırılarak, 09.06.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.