Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/07/2010 gün ve 2007/347-2010/280 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/03/2012 gün ve 2012/2540-2012/4572 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin evlilik yaşamı boyunca kazanılan malları hesapsız şekilde dağıtmaya başlamasıyla evliliğinin bozulduğunu, müvekkilinin eşinin bilinçsiz bir şekilde harcama yapmasını engellemek amacıyla bu dava konusu değerler üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak bu tedbir kararının davalı tarafından yerine getirilmediğini, söz konusu kararın uygulanmaması nedeniyle ailenin ekonomik varlığının bozulduğunu, okuyan çocuğuna harçlık gönderemediğini, ev kirasını ödeyemediğini ileri sürerek, ...’ın davalı bankadaki 905 adet B tipi likit fon ile 02.07.2003 vade sonu nominal değeri 41.442,00 TL olan 07.05.2003 vade sonu nominal değeri 46.762,00 TL olan hazine bonoları nedeniyle ortaya çıkan zarar nedeniyle şimdilik, 30.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile 93.204,00 TL’nın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hesaptaki paranın 2003 yılında çekildiği için BK'nun 60. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, hesaptaki paranın ...'a ait olması nedeni ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının mahkemece verilen tedbir kararını uygulamadığı, sonrasında da söz konusu paraların ... tarafından hesaptan çekildiği veya başka hesaba virman yapıldığı, böylelikle mahkeme kararının hükümsüz kaldığı ve davacının zararının doğduğu, davalının çalışanlarının eylemi nedeniyle doğan zarardan BK'nun 55. maddesi uyarınca sorumlu bulunduğu, zarar belirlenirken BK'nun 42.maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek, 30.000,00 TL’nın talep gibi dava tarihinden itibaren avans faiziyle, 50.453,20 TL'nın ise 05.03.2007 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle olmak üzere toplam 80.453,20 TL’nın davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 23.03.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.