Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 66-67-71-81-91-159-160-205-372 ve 378 parsel No'lu taşınmazların ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm satışına karar verilen 372 ve 378 No'lu parsellere ilişkin olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, aralarında temyiz konusu 372 ve 378 No'lu parsellerin de bulunduğu dava konusu edilen taşınmazların taraflara ortak miras bırakanları ... oğlu ...'tan intikal ettiğini, taşınmazların tasarrufu konusunda tarafların anlaşamadığını belirterek, taşınmazların aynen bölünmesi, mümkün değilse satışları suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Celp edilen tapu kayıtlarından tarafların dava konusu edilen 372 ve 378 No'lu parseller dışında kalan taşınmazlara elbirliği halinde malik oldukları, anılan taşınmazların ise müstakil olarak ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Yine mevcut mirasçılık belgesine göre miras bırakan ... oğlu ...'ın 30.5.2001 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davanın tarafları kalmıştır. Ancak tapu sicil müdürlüğünce sunulan resmi akit tablosuna göre dava konusu edilen 372 ve 378 No'lu parseller 19.8.2009 tarihinde miras bırakanın ölümünden çok sonra..... oğlu ....'a satılmış ve aynı tarihte adına tescil edilmiştir. Bu durumda her ne kadar sözü edilen taşınmazlar hakkında da ortaklığın giderilmesi davası açılmış ise de, bu taşınmazların miras bırakandan intikal etmemesi, başka bir ... oğlu .... adına müstakilen kayıtlı olması nedeniyle mahkemece bu taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde söz konusu taşınmazların da satışına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.