Değişen suç vasfına göre; zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında, ayrıca dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda sanığın uhdesinde köy parası bulunduğunun kanıtlanamadığının belirtilmesi nedeniyle, tebliğnamede zimmet suçunun oluştuğu yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığa isnat edilen ve TCK'nın 257. maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanma suçunun bu maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 2009 yılı ve öncesi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07/06/2011 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 27/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.