HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığın mağdur ...'a göndermiş olduğu mesaj içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, iddianamede belirtilen "ben bu işi ölümüne bırakır mıyım", "ölümün kötü olacak, can veremeyeceksin" şeklindeki sözlerin sitem ya da yakınma niteliğinde olduğu ve geleceğe yönelik bir tehdit içermediği, "senin aklını başına getireceğim", "bittin sen" şeklindeki sözlerin ise TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mağdur ...'in 06/05/2020 havale tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da savunmasının alındığı 28/05/2014 tarihli celsede şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini beyan etmesi karşısında; sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 73/4, CMK'nın 223/8. madde ve fıkraları uyarınca düşürülmesi gerektiğinden, sanık ... (...al) müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak TCK'nın 73/4, 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının DÜŞMESİNE,
2) Mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığın aşamalarda, mağdur ...'a yönelik eylemini kabul etmesine karşın, mağdur ...'a yönelik suçlamaları kabul etmemesi ve taraflar arasında çocuğun velayeti nedeniyle husumet bulunması karşısında; tanık ...'in husumetin tarafı olduğu gözetilmeden ve sanığın mağdur ...'ı telefonla aradığını ancak tehdit etmediğini belirtmesine rağmen; sanığın, belirtilen saatte mağdur ...'ı telefonla aradığının HTS raporu ile sabit olduğu bu suretle sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık ... (...al) müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.