Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi kabul edilmeyerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Başka suçtan farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 03/04/2012 ve 03/07/2012 tarihli celselerde alınan ifadesinde, duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 17/01/2018 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunması ve olay hakkında görgüye dayalı bilgisi bulunan tek tanık, katılan ...'ın oğlu ... hakkında aynı olayda sanık ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden dolayı suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle soruşturmanın ayrı yürütüldüğü anlaşılmakla, katılan ... ve sanık ile husumetli olan tanık Dinçer'in beyanlarının sanık savunmasına ne suretle üstün tutulduğu yeterince tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Kabule göre de;
CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacağı, uzlaştırmacının, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceği düzenlenmiş, şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Eğer uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabilecektir. Uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır ve normal posta yoluyla bu işlem gerçekleştirilemeyecektir. Açıklamalı tebligat ya da istinabe işlemi ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında, uzlaşma teklifinin taraflara iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği ve uzlaşma teklifinin gönderildiği tarihte sanık ...'ın başka suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, uzlaşma teklifinin taraflara yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.