Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların suç tarihinden önce kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunmamakta ise de, 5237 sayılı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmemesine rağmen, bu madde ile uygulama yapılması suretiyle cezanın 2 yılın altında belirlenmesi karşısında; sanıkların sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıkların, geceleyin girmiş oldukları müştekiye ait işyerinden hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan da hüküm kurulmaması, olay günü gecesi mağdurun işyerinden klima boruları, bilgisayar ve lokma takımı çaldıkları ve ticari taksi ile bu malları götürürken polis ekibinin şüphelenmesi üzerine durdurulan araç içerisinde eşyalarla birlikte ele geçirildikleri, aynı günün sabahında müracaat için karakola giden mağdurun eşyalarını görerek teşhis ettiği, eşyalarını bu şekilde teslim aldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.'nın 168/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre,
Sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında sanıklar hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.