Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Köprülü 4. Jandarma Sınır Tabur Komutanlığında uzman jandarma çavuş olarak görevli olan mağdur ...'a, ticaretini yaptığı kuruyemişleri taşımakta kullandığı kamyonları kast ederek ''sen bizim araçlarımızı görme, ben her araç başı seni göreyim'' demek suretiyle para vermeyi teklif ettiği iddia olunan dava konusu somut olayda; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 tarihli ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı ve sanığın kaçakçılık suçundan yapılan yargılamada da beraat ettiğinin anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı, dosya kapsamına ve beyanlara nazaran sübut bulan kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindeki eyleminin TCK'nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Rüşvet suçuna konu olan menfaatin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 252/3. maddesi kapsamında kamu görevlisi kişiye görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığa ait kamyonda taşınan ve taşıma belgelerinde eksiklik bulunduğu iddia edilen badem içleri ile ilgili kaçakçılık suçundan Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın akıbetinin araştırılarak, kesinleşmişse verilen kararın onaylı bir suretinin dosya arasına getirtilmesi lüzumuna uyulmaması,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 14/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.