Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 10.09.2008-19.05,2013 tarihleri arası satış pazarlama ve müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesine göre emeklilik hakkını kazandığı için işten ayrıldığını, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, belge ve ibranamelerin baskı, hata ve hile ile imzalatıldığını, tazminatın yarısının ödenmesi nedeni ile gabin olduğunu, ibranamede hakların saklı tutulduğunu, ücretin 1.070,00 TL brüt olduğunu ve üç ayda bir brüt maaş ikramiye verildiğini, aylık satış performansı üzerinden prim ödemesi yapıldığını, servis ve 312,00 TL yemek parası verildiğini, yapılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının hak kazandığı kıdem tazminatının 8.225,93 TL olarak banka hesabına ödendiğini, takibin haksız olduğunu, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını davanın reddini istemiştir. Davalı vekili tarihsiz olarak mahkemeye sunduğu dilekçesinde, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmadığım davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında icra takibine konu kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz ve miktarının belirlenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 34. maddesinde, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda bankalarca uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Somut olayda; iptali istenen İstanbul Anadolu 25.İcra Dairesi’nin 2015/6520 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde, takip konusu kıdem tazminatı alacağına %13 oranında faiz yürütülmüştür. Mahkeme gerekçesinde taraflarca bildirilmiş ve araştırılmış değişik bankalara ait faiz oranları bildirilmediğinden faiz hesabı yapılamadığı belirtilmiştir.
Yasada "uygulanan en yüksek faiz" sözcüklerine yer verilmiş olmakla sözü edilen faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı tespit olunmalıdır. Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmış olmadıkça dikkate alınmaz. Hal böyle olunca, hesaplamaya esas alınması gereken faiz bankalarca fiilen uygulanan faizdir. Mahkemece fiilen mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı araştırılarak, ilgili bankalardan sorularak saptanmalı, işlemiş faiz yönünden Mahkemece değerlendirme yapılmalı ve iş akdinin fesih tarihinden takip tarihine kadar olan kısım yönünden davacının talebi doğrultusunda %13 faiz oranını aşmayacak şekilde karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeden verilen karar isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.